Hipertansiyon ve Beslenme

Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması olarak tanımlanan hipertansiyon, şişmanlığın sonuçlarından bir tanesi olarak da karşımıza çıkıyor. Büyük tansiyonun 16, küçüğünse 9’un üstü olduğu durumlar yüksek tansiyon olarak adlandırılıyor ve kontrol altına alınmayan hipertansiyon durumu felç, böbrek hastalıkları ve koroner kalp hastalıkları için de risk faktörü oluşturuyor.

Belirttiğimiz gibi şişmanlık ve beslenme hipertansiyona yol açan başlıca nedenlerdendir, bunun yanında kalıtım ve ilaç kullanımı da yüksek tansiyona sebep olan faktörler arasındadır. Örneğin; doğum kontrol hapları, steroidler, soğuk algınlığı için kullanılan bazı ilaçlar, iştah azaltıcılar gibi.. Ancak şişmanlık içlerinde en öne çıkan nedendir. Vücut ağırlığı olması gerekenin %20 üstünde olanlarda ve özellikle bel/kalça oranı istenenden yüksek olan kişilerde hipertansiyon riski çok daha fazla görülmektedir.

Beslenme tarzınınsa, hipertansiyonun oluşumuna ve tedavisine etkileri oldukça açıktır. Özellikle diyetle alınan sodyum, kalsiyum, potasyum, magnezyum, yağ ve alkol kan basıncı üzerinde etkili besin öğeleridir. Öyleyse bu besin öğelerinin tüketiminde bazı noktalara dikkat etmek hem yüksek tansiyon hastaları, hem risk altındaki şişman kişiler için yararlı olacaktır;

  • Günlük tuz tüketimi olabildiğince azaltılmalıdır, yemeklere ayrıca tuz koymaktan kaçınılmalıdır.
  • Kalsiyumdan zengin beslenmeye dikkat edilmelidir. Başlıca kaynak olan süt ve süt ürünleri tüketilirken yarım yağlı veya light olanların tercih edilmesiyle kalp hastalığı riskini arttırmamak da önemlidir.
  • Potasyum alımının artmasıyla hipertansiyon riski düşmektedir. Bu alımı arttırmak için bol miktarda sebze ve meyve tüketimi gerçekleştirilmelidir.
  • Kandaki magnezyum seviyesinin düşük oluşu da yüksek tansiyon riskini belirleyen faktörler arasındadır.
  • Doymuş yağlardan yüksek bir beslenme tarzı da tetikleyici faktörler arasındadır. Yapılan araştırmalar da doymamış yağdan (ayçiçeği, zeytinyağı, mısır yağı gibi) zengin beslenmenin kan basıncını düşürdüğünü göstermektedir.
  • Alkol kullanımı da özellikle kadınlarda hipertansiyona yol açmaktadır.
  • Ekmeklerin tuzsuz olanlardan seçilmesi de günlük sodyum tüketimini büyük ölçüde azaltacaktır.
  • Sarımsak kullanımının da olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir.
  • Ek olarak balık yağı kullanımının da kan basıncının denetiminde faydalı olduğu görülmüştür.
  • Sakatatlar, kuru meyveler, bezelye, enginar gibi sebzeler, konserve besinler, turşu, zeytin gibi yiyeceklerin sodyum oranı yüksek olduğundan tüketimlerinde dikkatli olunmalıdır.
Hipertansiyon ve Beslenme